Ardanuç

From Artvin Ansiklopedisi

Jump to: navigation, search
Ardanuç ilçe merkezi  Fotoğraf: Yunuz Çakır
Enlarge
Ardanuç ilçe merkezi
Fotoğraf: Yunuz Çakır

Ardanuç ilçesi, il merkezine 32 km uzaklıktadır. Kuzeyinden Şavşat ilçesi,doğudan Ardahan ili ve Göle ilçesi, güneyden Erzurum ili ve Yusufeli ilçesi, batıdan ise Artvin merkez ilçe ile sınırlandırılmıştır. Ardanuç ilçe merkezi ise; kuzeyden Tütünlü ve Beratlı köyleri, doğudan Kızılcık ve Harmanlı köyleri, güneyden Sakarya köyü, batıdan ise Ferhatlı köyü ile çevrilidir.

Ardanuç ilçe merkezi, doğusundaki Yalnızçam Dağları'ndan beslenen Bulanık Deresi ile Aydın Deresi ve Horhot Deresi’nin birleştiği yerde kurulmuştur. İlçe merkezindeki yapılaşma daha çok doğu yönündeki alüvyal düzlükte ve yavaş yavaş yükselen bir yamaç üzerinde belirginleşir.

Ardanuç yerleşim alanının yükseltisi yaklaşık 470-670 m arasındadır. Yerleşme alanının büyük bir kısmı 470-500 m arasındaki basamağında yer almakla birlikte; ilçenin en eski kuruluş yeri olan Adakale Mahallesi yaklaşık 600-670 m arasındaki yükselti basamağında kurulmuştur.

İlçenin yüzölçümü 969 km2'dir. İlçenin toplam nüfusu 14.477, ilçe merkez nüfusu ise 5.278’dir.


Konu başlıkları

Doğal Yapı

Ardanuç, Artvin ilinin kıyıdan uzak, dağlık iç kesiminde yer alır. Dağlar sarp ve derin akarsu vadileri ile parçalanmıştır. İlçenin doğu ve güney kesimlerini kuzeydoğu güneybatı doğrultulu Yalnızçam Dağları engebelendirir. İlçenin en yüksek noktası Çadır Dağı'nda (eski adı Kürdevan Dağı) 3054 m’ye erişen Eğripınar Tepesi'dir. Bu topraklardan kaynaklanan sular Çoruh Nehri'ne karışarak Karadeniz’e ulaşır. Yalnızçam Dağları'ndan çıkan sular batıya yönelerek Çoruh’un kollarından Berta Deresi'ne katılır. Bu dağlardan kaynaklanan bazı küçük dereler ilçe sınırları dışında Kura Nehri'ne karışır.

Yalnızçam Dağları'nın yüksek kesimlerindeki yaylalar hayvancılık açısından önem taşır. Bunlardan en önemlisi Bilbilan Yaylası'dır. Önemli bir göle rastlanmayan ilçede Çadır Dağı'nın yüksek kesimlerinde buz yalağı göller vardır. Bu dağlar iğne yapraklı orman örtüsü açısından çok zengindir.


Jeomorfolojik Durum:

Çoruh Nehri'ne kavuşan Bulanık Deresi, Aydın Deresi ve Horhot Deresi’nin oluşturduğu Ardanuç havzasında yükselti Ardanuç Deresi ile Şavşat Deresi'nin birleştiği yerde 250 m'den başlayıp Kürdevan (Çadır) Dağı'nda 3.050 metreye ulaşır.

Ardanuç’un kuzey ve kuzeybatısındaki yamaçlarda volkanik birimlerle ardalanmalı kireç taşları geniş yayılım alanı göstermektedir. Volkanizmanın sukünet dönemlerini yansıtan bu birimler çoğunlukla yay içi havzada gelişmiştir. İlçe merkezinin Adakale mahallesindeki ve Cehennem Deresi olarak adlandırılan derin vadinin bulunduğu kısımdaki litolojik birimleri Paleosen yaşlı kireç taşları temsil eder. Yörede Kuatener döneminde oluşmuş araziler, genellikle alüvyonlardan oluşmaktadır. İlçenin kuzeyinde kum, kil ve yer yer bloklu birimler halinde eski alüvyonlara rastlanır. En genç oluşuklar ise, Bulanık Deresi ve Horhot Deresi boyunca yayılım gösteren alüvyoner seviyelerdir. Bunlar da kum, çakıl, kil ve yer yer bloklu birimler içerir.

İlçesinin yüzey şekilleri ana hatlarıyla iki ayrı jeomorfolojik birimden oluşmaktadır. Bunlar; Çoruh Nehri'ne dökülen Berta Çayı’nın yan kollarının oluşturduğu dar vadiler ile bu vadiler çevresinde yer alan nispeten yüksek tepelik olan alan ve sırtlardır. Bu jeomorfolojik şekillerin oluşumunda, iç ve dış kuvvetlerin birlikte şekillendirici etkisi olmuştur. Günümüzde de akarsu aşındırmasıyla şekillenmenin sürdüğü görülür.

İlçenin farklı iki jeomorfolojik ünitesinden birini oluşturan vadiler Çoruh Nehri'nin kollarından olan Berta Çayı’nın Ardanuç Havzası olarak adlandırılan kısmındaki Aydın Deresi, Horhot Deresi, Bulanık Deresi ve Cehennem Deresi’nin oluşturduğu vadilerdir.

Aydın Deresi, ilçe merkezinin Adakale Mahallesi’ne kadar güney-kuzey doğrultusunda akış göstermektedir. Aydın Deresi güneydeki 2.250 m yükseklikteki Büyükyurt Dağları'nın kuzey yamaçlarındaki ormanlardan kaynağını alarak doğu ve batı yamaçlarında simetrik bir aşındırma yaparak Ardanuç ilçe merkezine yaklaşır. Dağlık kısımlarda 45 derecenin üzerine çıkan yamaç eğilimlerine sahip olan Aydın Deresi; Bulanık Deresi’ne yaklaştığı kısımda,90 dereceye varan değerde duvar yamaçlar oluşturur. Söz konusu bu yamaçlar genelde Üst Kratese yaşlı kireç taşlarından oluşmuştur.

İlçe merkezinin ortasından geçen Bulanık Deresi, kaynağını ilçenin doğusundaki Yalnızçam Dağları'nın güneybatı eteklerinden alır. İlçe merkezine girmeden önce sert araziyi oldukça derin bir şekilde yararak Şuvat Deresi adıyla akan Bulanık Deresi, ilçenin güneyindeki Ankliya mahallesine geniş bir vadi tabanıyla ulaşır.

Horhot Deresi ise ilçenin doğusundan kabaca doğu-batı doğrultusunda akarak ilçe merkezinden Bulanık Deresi’ne karışır.

Horhot Deresi ile birleştikten sonra Bulanık Deresi, batıya doğru bir kavis çizerek Değirmenler Mevkiinde Aydın Deresi ile birleşir. Şeytan Köprüsünden itibaren kabaca güneydoğu-kuzeybatı doğrultusunda Üst Kretase yaşlı kireç taşları içerisinde akış gösterir. Söz konusu kireç taşlarını oldukça derin bir şekilde yarar.

Ardanuç suyu bu kısımda “Cehennem Deresi” olarak adlandırılır. Vadinin bu kesimindeki yamaçların eğimi 90 dereceyi bulmaktadır. Dik bir duvarı andıran ve 200 metreyi aşan yükseltisiyle oldukça dikkati çeken Cehennem Deresi, birkaç kilometre boyunca özelliğini korumaktadır.

İlçenin diğer önemli jeomorfolojik ünitelerinden diğerini oluşturan sırtlar Yalnızçam Dağları'nın Çoruh Nehri'ne doğru alçalan doğu eteklerinde yer almaktadır.

Sırtların uzanış doğrultusu, akarsu ve dereciklerle paralellik gösterecek şekilde genellikle güneydoğu-kuzeybatı yönündedir. Bununla birlikte eski temel arazinin yüzeylenip mostra verdiği kısımlarda genel doğrultu akışında uzanış gösteren tepelik ve sırtlara da rastlanır.Genellikle tepelik görünümündeki bu yükseltiler litolojik bakımdan Üst Kretase kireç taşları olarak belirlenirler. Sırt özelliğini taşıyan yükseltiler ilçe merkezinin genelde güneyinde ve batısında yer alırken, oldukdukça kısa mesafede dikleşen yükseltilere genelde ilçenin kuzeyinde rastlanır. İlçe merkezinin kuzeyinde yer alan Naldöken Taşı Tepesi, 687 m yüksekliğindedir. Burası Cehennem Deresi tarafından yarıldığından tam bir diklik gösterir. Aynı tepenin güneyindeki Gevhernik Tepesi 710 m ile Ardanuç Kalesi'nin bulunduğu hakim yükseltiyi teşkil etmektedir.

İlçe merkezinin en yüksek noktasını oluşturan Silahkert Tepesi 763 m rakımlı olup güneyde Büyükyurt Dağları’nın kuzey eteklerinde yer alır.


İklim

Ardanuç ilçesi, Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz Bölümü sınırları içerisinde kalmasına rağmen, iklim özellikleri komşu Erzurum-Kars Bölümü’nden etkilenmektedir. Bölgenin Karadeniz’e paralel uzanan sıradağlar nedeniyle, deniz etkisine kapalı olması ve ülkemizin en yüksek, aynı zamanda en soğuk platolarından biri olan Ardahan platosuna oldukça yakın olması, bu durumun önemli sebeplerindendir.

Kış aylarında Doğu Anadolu Bölgesi’nde çoğunlukla yüksek basınç alanı hakimdir. Bu mevsimde Karadeniz üzerinde ise Doğu Anadolu'ya göre oldukça alçak bir basınç bulunmaktadır. Doğu Anadolu bölgesindeki söz konusu yüksek basınç zaman zaman Karadeniz’e doğru harekete geçer ve kıyıya paralel uzanan Doğu Karadeniz Dağları’nın kuzey yamaçlarından alçalarak hava kütlelerinin adyabatik olarak ısınmasına, yani fön olayının meydana gelmesine yol açar.

Yaz aylarında Ardanuç ilçe merkezi, güneyden sokulan kontinental tropikal sıcak hava kütlesinin etkisine girmektedir. İlçede etkili olan bu kuru hava kütlesi, sıcaklığın yükselmesine ve kuraklığın artmasına neden olmaktadır.

İlkbahar ve sonbahar mevsimlerinde kuzeybatıdan sokulan maritim polar hava kütlesi ile güneyden sokulan tropikal hava kütlesinin karşılaşması sonucu cepheler meydana gelmekte ve sık sık frontal yağışlara neden olmaktadır.

1972 yılından sonra aralıksız hizmet veren 900 metre yükseklikte kurulu Ardanuç Meteoroloji Rasat İstasyonu verilerine göre ilçede yıllık sıcaklık ortalaması 12.7 derecedir. Mevsimlik ortalama sıcaklık değerleri ise kış mevsimi için 2.1 derece, ilkbahar için 12.7 derece, yaz mevsimi için 22.3 derece ve sonbahar mevsimi için 13.7 derecedir. Bu değerlere göre Ardanuç’ta yıllık sıcaklık farkı yaklaşık 20 derece civarındadır. Bu durum ise ilçede karasallığın hakim olduğunu göstermektedir.

Yörede aylık ortalama sıcaklık değerleri Ocak ayı 0.7 derece ile Temmuz ayı 23.3 derece arsında değişmektedir.

Ardanuç’un ekstrem sıcaklık değerleri ise aylık en yüksek sıcaklık 38.8 derece ile Ağustos ayında, aylık en düşük sıcaklık da –19 derece ile Ocak ayında görülür.

Ardanuç’ta yıllık ortalama donlu gün sayısı 80 gün civarındayken, ilçeye kuş uçuşu olarak 55 km uzaklıkta bulunan Ardahan’da 188 gün, yine ilçeye kuş uçuşu olarak 75 km uzaklıkta olan Hopa’da ise 8 gündür. Bu durum Ardanuç’un sıcaklık değerleri açısından, çok soğuk kara iklimi ile oldukça ılıman olan deniz iklimi arasındaki geçiş özelliğini açıkça ortaya koymaktadır.

Ardanuç Meteoroloji İstasyonunun 18 yıllık rasat sonuçlarına göre ilçede yıllık ortalama yağış miktarı 451.7 mm'dir.

Ardanuç’ta en yağışlı ay 55.3 mm ile aralık ayıdır. En yüksek yağış miktarı da 25.1 mm ile temmuz ayında görülmektedir. Ardanuç’ta yağışın mevsimlik dağılışına bakıldığında; en fazla yağış mevsiminin %27.7 lik payı ile ilkbabar, en az yağışlı mevsimi ise %21.7 pay ile yaz mevsiminde olduğu görülmektedir. Bunun yanında, yıllık yağış miktarının %25.8’i kış mevsimine, %24.8'i ise sonbahar mevsimine düşmektedir.

İlçe merkezinde yıllık ortalama kar yağışlı günler sayısı 13.2 gündür. Karla örtülü gün sayısı ise 34 güne yaklaşır.

İlçede Doğu Anadolu Bölgesi’yle Doğu Karadeniz Bölümü arasında bir geçiş özelliği gösteren nemli iklime yakın yarı kurak bir iklim tipinin hakim olduğu görülür.


Bitki örtüsü

Ardanuç ilçesi 96.950 hektar olup bunun 39.431 hektarını ormanlık alanlar oluşturmaktadır. İlçede görülen Karadeniz iklimi ile karasal iklimin geçiş özelliğini gösteren yarı nemli iklim bitki örtüsünün oluşumunda birinci derecede rol oynar. İlçedeki bitki örtüsü “Kolşik Flora” alanına girmektedir. Karadeniz Bölgesi’nin diğer kesimlerinde görülmeyen ladin ormanları burada ortaya çıkmaktadır. Nispeten Karadeniz’in etkisinin hafiflediği, buna rağmen nemlilik şartlarının ön planda bulunduğu Ardanuç’u da içine alan ve podsölümsü toprakların yaygın olduğu yukarı kesimlerde gür ladin ormanları kendini gösterir.

İlçe merkezine yakın alçak alanlarda ardıç, meşe, karaçalı, sakız türlerinde çalı formasyonu hakim iken yükselti arttıkça ladin, göknar ve sarıçam ormanları kuşaklar halinde yer alır. Doğu Ladin ormanları altında higrofil karakterde zengin bir otsu örtü de yer almaktadır. Yalnızçam Dağları’nda turnagagası, peygamber çiçeği, kedi otu ve sarı burçak ot türleri tespit edilmiştir.

Göknarlar yayılış alanına bakıldığında 1.000 m'den yüksek kesimlerde nispeten kontinental ve soğuk ortamlarda yetişmektedir. Ülkemizde fazla yaygın olmayan Doğu Göknarı Ardanuç’un doğusunda özellikle Karanlık Meşe mevkiinde karışık ormanlar oluştururlar.

Ardanuç’ta Yalnızçam Dağları silsilesinin kuzeye bakan yamaçlarında en alt kesimlerde ladinler kaybolurken göknar ve sarıçam ormanları hakim olmaktadır. Daha yükseklerde göknarlar da çekilerek yerini kışa dayanıklı sarıçam ormanına bırakmaktadır.

Ardanuç ilçesinde dört Bölge Şefliği ile hizmet veren Orman İşletme Müdürlüğü’nün gayretlerine rağmen ilçede yoğun bir orman tahribatının varlığı da inkar edilmez bir gerçektir.


Ekonomi

İlçe ekonomisi büyük oranda tarıma ve hayvancılığa dayalıdır. İlçe halkının başlıca gelir kaynakları tarımsal üretim, hayvancılık ve mevsimlik iş olan orman işçiliğidir. İlçede sanayi tesisi olarak Orman Genel Müdürlüğü’ne ait (ORÜS) ve özelleştirme kapsamında olan 1 adet kereste fabrikası bulunmaktadır. Büyük sanayi tesisi bulunmayan ilçede, marangoz, demirci ve oto tamircileri gibi küçük çaplı işyerleri bulunmaktadır.

İlçenin en önemli gelir kaynağı hayvancılıktır. Artvin’de hayvancılığın en gelişmiş olduğu ilçe Ardanuç’tur. Büyük ve küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğu ilçenin en önemli yaylası olan Bilbilan Yaylası'nda yaz aylarında devamlı, cumartesi günleri ise büyük çapta olmak üzere hayvan pazarı kurulur. Ekime elverişli alanlar çok azdır. Bitkisel üretim yapılabilen düzlükler vadi tabanlarındadır. Buralarda en çok buğday, mısır, arpa ve patetes yetiştirilir. En fazla üretimi yapılan meyveler ise elma, kızılcık, ceviz, üzüm ve armuttur. Kamusal imkanlarla da desteklenen arıcılık, yaylacılık kültürünün yaygın olduğu ilçede önemli gelir kaynaklarındandır. İlçede, son yıllarda örtü altı yetiştiriciliği-seracılık da yaygınlaşmaktadır.

İlçede; Bulanık köyündeki Rabat Kilisesi, Adakale köyündeki Gevhernik Kalesi, Ferhatlı köyündeki Ferhatlı Kalesi ile Artvin-Ardanuç yolu üzerinde bulunan Cehennem Deresi Kanyonu yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken ve turistik değeri olan yerlerdir.


Tarım:

Ardanuç ilçesi Cumhuriyet döneminde ve özellikle son yıllarda görülen sosyo-ekonomik değişmeye en alt düzeyde ayak uyduran ilçelerimizden biridir. İlçede zirai yapıya küçük aile tipi karakter hakimdir. Çoruh ve Çoruh’a karışan Bulanık Suyu, Ekşinar Deresi ve Horhot Çayı’nın dar vadileri bir tarafa bırakılacak olursa bağ ve bahçelikler vadilerinin yüksek yamaçlarında yerlerini çayır ve otlaklıklara bırakırlar. İlçe dahilindeki arazinin topoğrafik yapısı müsait olmadığından tarım yapılan alan yetersiz olup, ailelerin kişisel ihtiyaçlarını dahi karşılayamamaktadır. Mahdut yerlerde; Avcılar, Gümüşhane, Ekşinar, Ferhatlı, Soğanlı gibi köyler sebzecilik ve meyvecilikle geçimini sağlamaktadır.

Ardanuç’un yüzölçümü 96.950 hektar olup, bunun 39.431 hektarını orman, 37.151 hektarını meralar ve 20.258 hektarını da ziraata elverişli alanlar oluşturmaktadır. İlçede gerek meyve üretimi, gerek tahıl üretimi ve gerekse hayvancılık geleneksel usullerle yapılmakta olup birim alanlarda elde edilen ürün azdır.

İlçede yüksek köylerde aile tipi hayvancılık hakimdir. Ahır hayvancılığı yoktur.

Ardanuç ilçesinde kültür ırkı sığır sayısı 4022’dir. Et ve süt verimi düşük olan yerli ırk sığır sayısı 1850, melez ırk sığır sayısı da 4841 olup toplam sığır sayısı 10713’tür. İlçede manda sayısı gün geçtikçe azalmakta olup 1995 yılında 412 olan manda sayısı bugün 20’ye düşmüştür.

Başta Bulanık Deresi Boğazı köyleri olmak üzere yüksek köylerde yerli hemşin koyunu beslenir. Son yıllarda hükümetlerin et ve canlı hayvan ithalini serbest bırakmasıyla ve yem fiyatlarındaki artış nedenleri ile küçükbaş hayvancılık cazibesini yitirmiş neticede koyun sayısı da azalma göstermiştir. 1995 yılında Ardanuç’ta yerli hemşin koyun sayısı 61.777 iken bugün bu sayı 38.770’e düşmüştür. Son yıllarda ormanlara zarar veriyor gerekçesiyle azaltıldığı için 1995 yılında 2.201 olan yerli kıl keçisi sayısı da 1.540’a düşmüştür.

Binek ve yük hayvanı olarak kullanılan at ve eşek sayısında da önemli ölçüde azalmalar görülür. 1995 rakamlarına göre 662 olan at sayısı bugün 183’e ve 94 olan eşek sayısı da 35’e düşmüştür.

Son yıllarda arıcılık alanında büyük ilgi uyanmış olup, gelişmeler ümit vericidir. İlçede fenni arı kovanı sayısı 3.678’dir. 1995 rakamlarına göre bu sayı 2.092 olduğuna göre %75’lik bir artış söz konusudur. Yıllık bal üretimi de 55.175 kg'dır.

Ardanuç Orman İşletme Müdürlüğü 4 Bölge Şefliği ile hizmet vermekte olup orman köylülerinin bir kısmı istishal, nakliyat, istifleme, yol inşaatı, ağaçlandırma ve fidanlık gibi ormancılık faaliyetlerinde çalışmak suretiyle gelir temin etmektedirler.

Ticaret:

Ardanuç ilçesinde ziraat ve hayvancılık gelişmemiş olduğundan, sanayi kuruluşları da bulunmadığından halk özellikle tüketime yönelik ticari faaliyetlere yönelmiştir. Bir fikir vermek gerekirse Ardanuç ilçe merkezinde nüfus 6.106 iken ticari ve küçük el sanatlarına yönelik dükkān sayısı 227’dir. Bugün Ardanuç ilçe merkezindeki başlıca ticarethanelerin sayısı da şöyledir; Bakkal 32, manifatura 8, demirci 7, marangoz 16, kunduracı 8, oto tamircisi 4, terzi 5, kebapçı 5, lokantacı 5, inşaat malzemesi satıcısı 8, berber 5, otelci 7, kahvehane 12, birahane 5’tir. Diğer mesleklerdeki ticaret yapan kişi ve kuruluşlar da dahil edilirse ilçe merkezinde 227 ticari ve küçük el sanatlarına yönelik dükkān halkın ihtiyacını karşılamaya çalışmaktadır.


Eğitim

Ardanuç ilçesinin çok engebeli ve tarım arazisinin dar olması sanayi ve ekonomi ile ilgili hayatın gelişmemesi, halkın geçimini başka sahalarda aramasına sebep olmuştur. Ardanuçlu bu yolda çocuklarını okutarak tahsilin verdiği imkānlarla geçimini temine çalışmaktadır. Okur-yazarlık oranının ve kültür seviyesinin yüksek oluşu bundan kaynaklanmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren veliler çocuklarının kısa yollardan hayata atılmasını istediklerinden meslek okullarını tercih etmişlerdir. Bu yolla aile ekonomisine katkıda bulunma amaçlanmıştır.Bu nedenle yöredeki eğitim ve öğretim daha çok geçim vasıtası olarak düşünülmüştür.

Halkın okuma yazmaya karşı ilgisinin fazla olması ve son yıllara kadar uygulanan okuma seferberliği gibi nedenlerle, Ardanuç’ta okuma-yazma oranı oldukça yüksek olup; bu oran yüzde yüze yaklaşmaktadır. Ardanuç’ta okur-yazar oranının bu derece yüksek olmasında, halkın bu konuya verdiği önemin yanı sıra, ekonomik şartlarda görülen olumsuzlukların da rolü vardır. Okuma yazma bilmeyen yaşlılara ise 1981 yılında ülke genelinde başlatılan okuma-yazma seferberliği sayesinde okuma-yazma öğretilmiştir. Bu seferberlik çalışmaları sonunda, Ardanuç, ülkemizin okuma-yazma oranı en yüksek yerlerinden biri durumuna gelmiştir.

Ardanuç’ta Cumhuriyetin ilk yıllarında bile her köyde bir ilkokul mevcut iken, özellikle 1960'lı yıllardan sonra hızlanan göç nedeniyle bugün sadece 18 köyde ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bunlardan da sadece ikisinde ikinci kademe eğitim verilmektedir. Köylerde kapalı durumda okul sayısı 31'dir. Ardanuç ilçesinde 4 adet (ikici kademe dahil) ilköğretim okulu bulunmaktadır. Toplam ilköğretim çağındaki öğrenci sayısı 2.076'dır. İlköğretimde görevli öğretmen sayısı da 71’dir.

Ardanuç ilçesinde 160 öğrencili bir Sağlık Meslek Lisesi ile 316 öğrencili Çok Proğramlı Lise bulunmaktadır.

Halk Eğitimi çalışmaları halkın, ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeleri sağlayıcı nitelikte, çeşitli süre ve düzeylerde hayat boyu yapılan eğitim-öğretim üretim, rehberlik ve uygulama faaliyetleridir.


Sağlık

Ardanuç’un 1945 yılında ilçe oluşuyla birlikte sınırlı imkānlarla açılan sağlık ocağı mülkiyeti özel şahıslara ait binalarda hizmet vermiştir. Bugünkü Ardanuç Merkez Sağlık Ocağı 1969 yılında hizmete açılmıştır. Bunun dışında Aşağı Irmaklar, Soğanlı, Torbalı, Bulanık köylerinde de sağlık ocakları bulunmaktadır. Bulanık köyündeki sağlık ocağının dışındaki sağlık ocaklarının bina durumları yeterlidir.

İlçe genelindeki ölüm vakalarının %70’i 65 ve üzeri yaşlarda olup, ölüm nedenleri yaşlılık, kalp yetmezliği, son yıllarda tırmanış gösteren kanser ve yüksek tansiyona bağlı ölümlerdir.

Bulaşıcı hastalıklar daha çok okul çağı ve okul öncesi çocuklarda görülmekte olup başlıcaları; kızamık, kabakulak, ishal ve sarılık gibi hastalıklardır. Ayrıca bulaşıcı olmamasına rağmen ilçede iyot yetersizliğinden dolayı guatr hastalığı da çok yaygındır.

Merkez Sağlık Ocağında diş hekimliği için yeterli araç-,gereç bulunmasına rağmen ne sağlık ocağında görevli ne de ilçede serbest çalışan diş hekimi bulunmamaktadır. İlçede Devlet Hastanesi de bulunmadığından uzman doktor da yoktur. İlçede iki adet eczane ihtiyaca cevap vermektedir.


Tarih

Kafkasya ile Doğu Anadolu arasında geçişi sağlayan bir bölgede yer alan Ardanuç yöresi, eski bir yerleşme alanıdır. Asur kaynaklarında Yukarı İberia olarak geçen bu bölge İÖ 9. yüzyılda Urartuların denetimindeydi. İÖ 7. yüzyılda Kimmerler ve İskitler tarafından yağmalanan bu topraklar, daha sonra Gürcüler tarafından kurulan İberia (Kartli) Krallığına bağlandı. İÖ 2. yüzyılın son çeyreğinde Pontus Krallığının denetim alanı içinde kalan yöre, İÖ 1. yüzyılın ikinci yarısında Romalıların eline geçti. Daha sonra İS 9. yüzyılda Bagratlıların yönetimindeki İberia Krallığına bağlanan yöreye Türkmenler ilk kez 11. yüzyılda geldi. 13. yüzyılda Moğolların, 14. yüzyıl sonlarında da Timur ordularının istilasına uğradı. İskender Paşa’nın 1551’de Ardanuç Kalesi'ni ele geçirmesi ile Osmanlı topraklarına katıldı. Aynı tarihte kurulan Ardanuç sancağı, 1578’den 1828’e kadar Çıldır eyaleti'ne bağlıydı. 19. yüzyılın ikinci yarısında Çıldır sancağı'na bağlı bir kaza olan Ardanuç, Ayastefanos Antlaşması ile (1878) Rusya’ya bırakıldı. 1914’te kısa bir süre çekilen Ruslar, 1915’te geri döndü. 1918’de Rusların çekilmesinden birkaç ay sonra İngilizlerin, onların bölgeyi boşaltmasının ardından 1920’de Gürcülerin işgaline uğradı. 1921’de kurtulan Ardanuç, 1945’te ilçe yapıldı. İlçe merkezinin belediyesi de aynı tarihte kuruldu.

13 Şubat 1921’den 1945 yılına kadar Artvin’e bağlı bir nahiye olarak yönetilen Ardanuç, 1 Ağustos 1945 tarih ve 4769 sayılı kanunla ilçe olmuştur. İlk ilçe merkezi Tütünlü iken 1948 yılı Kasım ayında ilçe merkezi Adakale’ye, 1954 yılında Hükümet binası inşaatının tamamlanmasından sonra da şimdiki Meydanlar’a nakledilmiştir.

Eskiden Artanuci adıyla anılan ilçe, Artvin kentinin 33 km doğusunda, Ardanuç Suyu'nun kenarında yer alır. 5. yüzyılda yapıldığı sanılan Ardanuç Kalesi, 9. yüzyılda Bagratlılar'ın başkentiydi. 1562’de Kanuni Sultan Süleyman tarafından onarıldığına ilişkin yazıtı bulunan kale bugün yıkık durumdadır.

Önemli tarihsel yapılardan biri de ilçenin 13 km güneydoğusundaki Bulanık (Rabat) Kilisesidir. İlçedeki öbür tarihsel yapılar Artvin yöresinde yapılan ilk cami olma özellliğini taşıyan İskender Paşa Camii ve Salih Bey Camii'dir.